Yüksek Seçim Komisyonu’nun gelecek çarşamba günü nihai sonuçları açıklaması bekleniyor. Böylece başbakanın görevlendirilmesine ilişkin görüşmeler başlayacak. Bu süreç, 29 Ekim 2026’da ön sonuçların açıklanmasının ardından, iki ana bloktan hiçbirinin 61 sandalyelik hükümet kurma çoğunluğuna ulaşamadığının ortaya çıkmasıyla başladı.
Sandalye dağılımı ve katılım oranı:
Binyamin Netanyahu bloğu (sağcılar): 53 sandalye.
Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğu: 48 sandalye.
Arap partileri: 19 sandalye (tarihî bir rekor).
Seçmen katılımı yüzde 77,7 olarak gerçekleşti. Bu, 1999’dan bu yana kaydedilen en yüksek oran oldu.
Parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmesi üzerine Netanyahu ve Likud Partisi sert bir saldırı başlattı ve seçimlerin “çalındığını” öne sürdü. Likud, yaptığı açıklamada Arap partisini “seçimi çalmakla” suçladı. Netanyahu ise sosyal medya platformu “X”te olayı “Ra’amgate” olarak nitelendirdi. Netanyahu bloğu ayrıca Katar ve Türkiye’yi, Arap seçmenlerin katılım oranını artırmak ve sağ bloğu devirmek amacıyla onları sandığa götürmek için milyonlarca dolarlık yasa dışı mali destek göndermekle suçladı. Netanyahu bu adımı, “İsrail’i İslamlaştırma ve İran karşısında teslim olma girişimi” olarak tanımladı.
Buna karşılık Seçim Komisyonu ve İsrail polisi her türlü sistematik hile iddiasını reddederek sürecin temizliğini ve demokratik işleyişini vurguladı. İç güvenlik teşkilatı Şabak ise Komisyon Başkanı ve yargıç Noam Solberg’in talebi üzerine dış müdahale şüphesine ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı; ancak bu soruşturmanın oy kullanan Arap vatandaşların yasal ve demokratik haklarına hiçbir şekilde gölge düşürmediğini vurguladı.
Öte yandan muhalefet lideri Gadi Eisenkot, Netanyahu’yu kendi yenilgisini gizlemek amacıyla seçmen iradesini değersizleştirmeye yönelik bir kampanya başlatmakla suçladı. Arap Birleşik Listesi’nin (Ra’am) lideri Mansur Abbas ve Arap liderler de bu suçlamaları, muhalefeti kendileriyle ittifak kurmaktan korkutmayı amaçlayan “ırkçı yalanlar” olarak nitelendirdi. Katar Dışişleri Bakanlığı da Likud’un suçlamalarını tamamen reddederek bunları “gülünç, tehlikeli ve yanıltıcı iç propaganda” olarak tanımladı.







