Açıklamada, 28-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye’nin İstanbul kentinde, "Dünya Müslüman Âlimler Birliği" tarafından (وحدة الأمة الوسط: من الثوابت إلى ميثاق الوحدة) başlığıyla, İslam dünyasının önde gelen şahsiyetlerinin katılımıyla bir kongre düzenlendiği belirtildi. Ancak Kürdistan İslami Din Âlimleri Birliği davet edilmediği gibi, kongrenin sonuç bildirisinde Müslüman Kürt halkının haklarından ve maruz kaldığı zulümden tek kelimeyle dahi söz edilmedi.
Âlimler Birliği, geçtiğimiz 100 yıl içinde çok az halkın Kürtler kadar zulüm, baskı, kimyasal saldırılar, Enfal ve kendi kaderini tayin hakkının gaspıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Birlik ayrıca şu vurguyu yaptı: Kürtler dinî açıdan İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçasıdır; ancak bir halk olarak Yüce Allah’ın kendilerine özgü bir kimlik ve dil bahşettiği bir millettir.
Mesajın sonunda şu ifadelere yer verildi: “Tepkimizi kongrenin organizatörleri ve katılımcılarına yöneltiyoruz. Çünkü kongrenin hemen yanı başındaki Kürtlerin meşru davasından söz edilmesi gerekirken dünyanın öteki ucundaki ülkelerden söz edilmiş ve Kürtler gibi zulme uğramış bir halkın meselesi tamamen göz ardı edilmiştir.”







